ALKÜ’DE SEVGİ VE HOŞGÖRÜNÜN SEMBOLÜ HZ. MEVLANA ANILDI

Yüzyıllarca süregelen bir hoşgörünün öncüsü ve barışın sembolü önemli din bilgini Mevlana Celaleddin Rumi, ALKÜ’de düzenlenen konferansla anıldı.

Alanya Alaaddin Keykubat Üniversitesi (ALKÜ), tüm dünyada sevgi ve hoşgörünün sembolü olarak anılan Hz. Mevlana’yı Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu’nun sunumuyla “Yeryüzünde Yaşanan Bütün İlahi Aşklara… Hz. Mevlana” konulu konferans ile andı.  ALKÜ İşletme Fakültesi Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinliğe ALKÜ Genel Sekreter Vekili Yrd. Doç. Dr. Yavuz Uysal, Sağlık Kültür ve Spor Daire Başkanı Hakan Bütün, ALKÜ İşletme Fakültesi Dekan Vekili Prof. Dr. Süleyman Uyar, akademik ve idari personel ile öğrenciler katıldı.

“SEMADA MAKSAT VE NİYET RUHEN YÜKSELMEKTİR”

“ Ve bugün sizlere Hz. Mevlana sevdasıyla, bugün sizlere sevgili peygamberimiz Hz. Muhammed Mustafa (SAV)’in güzel adıyla sesleniyorum: hoş geldiniz efendim…” sözleriyle sunumuna başlayan Koçakoğlu; Mevlana diyince akla gelen “sevgi”ye dair “Bütün kâinat birbirine sevgiyle bağlanmış. Sevgini vermesini öğren gönlün anlasın ki hepsine yer varmış. Sevgisiz insandan dünya korkarmış.” sözleriyle devam etti.

Hz. Mevlana’nın ilmi ve tasavvufi yönden gelişim süreçlerini edebi bir anlatımla dile getiren Koçakoğlu, Mevlevîliğin sembol zikri semada maksadın ve niyetin ruhen yükselmek olduğunu vurgulayarak; “ Allah’a giden yolda mesafe almaktır. Semâ’daki dönme hareketi, mûsikînin nâğmeleri ile birleşir, her çark atışta zikredilen “Allah” İsm-i Celâl’inin feyzi, gönlü bir ağ gibi sarar, kuşatır, dervişi eritir, şeffaflaştırır, bir nur sütunu halinde Hakk’a yüceltir. Bütün bunların özeti olarak semâ, kâinatın oluşumunu, insanın âlemde dirilişini, Yüce Yaratıcıya olan aşk ile harekete geçişini ve kulluğunu idrak edip “İnsân-ı Kâmil”e doğru yönelişini ifade eder. Sema ederken kol açan semazenin sağ eli dua eder gibi yukarıya, sol eli aşağıya açıktır. Bu ‘Hak’tan alır, halka saçarız’ anlamına gelmektedir. Bir başka deyimle de ‘Göğe ağarız, yere yağarız, varlığımız Hak’ın rahmetinde yok olmuştur’ demektir. Semazenler hem kendi etrafında döner, hem de meydanı devrederler. Bu gezegenlerin, yıldızların hem kendi çevrelerinde hem de güneşin etrafında, dönüşleri gibidir.” Diye konuştu.

 

 

 

“MEVLANA ŞİİRLERİ VE MESNEVİSİ İLE SEVDANIN KAPILARINI ARALAR”

Mevlana Celaleddin Rumi’nin şiirleri ile dev eseri Mesnevisi ile yüzyıllar sonrasına ulaşan bir sevdanın kapılarını araladığını ifade eden Koçakoğlu sözlerine; Goethe Doğu-Batı divanında Mevlana Celaleddin’in Almancaya çevrilen şiirlerinden ilham almıştı. Rembrand,Mevlana’nın iki hayali resmini yapmış papa 23. John Mevlana adına sevgi saygı dolu bir mesaj yayınlamıştı. İngilizce çevirileriyle Mevlana’yı batıya en iyi aktaran Nicholsen onu çağların en yüce tasavvuf şairi olma yolunda nitelendirmiş. Gandi çoğu zaman halkına onun şiirleriyle seslenmişti. Spinoza, Novels, Hegel, Nietzsche, Dostovyeski ve Gabriel Garcia’nın eserlerinde Mevlana Celaleddin’in kokusu derin bir şekilde hissediliyordu. İran edebiyatından Muhammed İkbal’e, Hint dillerine daha pek çok medeniyete ilham olacaktı Hz. Mevlana.” Diyerek devam etti.

“AŞK PROGRAMIMIZIN İKİNCİSİ 22 ARALIK’TA”

Konferansın sonunda 22 Aralık’ta Alanya Tiyatro Binası Kültür Merkezi’nde programlarının ikinci gerçekleştireceklerini ifade eden Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu; “Bu hafta Hz. Mevlana haftası malum. Yani ölümlerin kol gezdiği, acıların, haykırışların, yetimlerin, öksüzlerin feryadının kol gezdiği bir dünyada bu hafta sevginin, ilahi aşkın ve yüce yaratıcıya sevdayla yaklaşmanın haftası. Bu sebeple biz de dilimiz döndüğünce gücümüz yettiğince onun yolunda bir toz parçası olabilme adına bir aşka kanat açıyoruz. Aşk programlarımızın ikincisini 22 Aralık’ta Alanya tiyatro binası, kültür merkezinde saat 14.30’da yapacağız.” Sözleri ile programını sonlandırdı.

Konferansın ardından günün hatırası olarak ALKÜ Genel Sekreter Vekili Yrd. Doç. Dr. Yavuz Uysal tarafından Doç. Dr. Bedia Koçakoğlu’na üniversite logosunun resmedildiği cini hediye edildi.

Eski Site